Copyright © 2008 RTÜK
 
 
 

Milli Eğitim Bakanının Mesajı

 

Milli Eğitim Bakanı
Prof. Dr. Ömer DİNÇER’İN Medya Okuryazarlığı Dersi
2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Mesajı

Milli Eğitim Bakanlığı olarak çocuklarımıza, iyi ve kaliteli eğitim sunmak öncelikli görevimizdir. Bu sorumluluğumuzun bilinci içerisinde hareket ediyor, büyük hedefleri gerçekleştirmek, hayalleri gerçeğe dönüştürmek üzere yeni bir eğitim-öğretim yılına başlıyoruz.

İçinde yaşadığımız çağda bilgiyi üreten, kullanan ve bilgi okuryazarı olan nesiller yetiştiren ülkeler gücü de elinde tutan ülkeler haline gelmiştir. Dünya ülkeleri arasında varlığından söz ettirmek, güçlü bir ülke olmak isteyen devletler en değerli kaynak olan insana yatırım yapmalı ve ona en iyi, en kaliteli eğitimi sunmalıdır. Ülke olarak bizler de güçlü olmak istiyorsak geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz çocuklarımıza, gençlerimize çağın gereklerine uygun bir eğitim imkanı sunmalı, onları bilgiyi üreten ve kullanan bireyler haline dönüştürmeliyiz.

Genç nüfusuyla zengin ve en dikkat çeken ülkelerden biri olan Türkiye 17 milyona yakın ilk ve orta öğretim öğrencisine sahiptir. Bu önemli bir güçtür. Fakat bu gücün bizim açımızdan avantaja dönüşmesi için her bir bireye iyi ve kaliteli eğitim sunmalı, onları eğitim sistemi içerisinde tutmalıyız. Aksi taktirde eğitim dışında kalmış, eğitime kazandırılmamış her birey işsizliğe, yoksulluğa veya suça itilmeye hazır bireyler haline dönüşmektedir.

Toplum olarak temel amacımız, eğitim hedeflerini doğru belirlemek ve hep birlikte geleceği inşa etmektir. Bugünkü dünyada artık eğitim okul duvarlarının dışına taşmış, her yerde, her zaman eğitim anlayışına dönüşmüş ve yaşam boyu eğitim önem kazanmıştır. Bu nedenle eğitim meselesi sadece Milli Eğitim Bakanlığı’nın üstlenmesi gereken bir konu olmaktan çıkmış, toplumun tüm ilgili aktörleri tarafından üstlenmesi ve ilgi göstermesi gereken bir konu haline dönüşmüştür.

Bir ülke sahip olduğu yetişmiş, nitelikli birey sayısı ile orantılı bir şekilde gelişmekte, güçlenmekte ve büyümektedir. Eğitimin tüm bireylere yaşam boyu ulaştırılması bu açıdan büyük önem taşımaktadır. Okul dışında kalan tüm unsurlar (aile, çevre, medya) eğitime olumlu ya da olumsuz katkı açısından büyük önem taşımaktadır. Görsel ve işitsel medya yayınlarının, bir ülkede tüm vatandaşlara ulaşan ve onları etkileme gücüne sahip etkin bir araç olduğu dikkate alınırsa, eğitim ve öğrenme açısından medyanın hayatımızda çok önemli bir yeri olduğu görülmektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken medyanın bireylere faydalı olacak şekilde hizmet etmesi ve bireylerin de kendilerine faydalı olanı seçebilme yeteneği, yani medya okuryazarı olma kapasitesidir.

Dünyada televizyonun en çok izlendiği ikinci ülke Türkiye’dir. Çocuklarımız, her gün asgari 3 ile 5 saatlik sürelerle televizyonun olumlu ve olumsuz her türlü etkisine maruz kalmaktadır. Sanal dünya olarak nitelendirdiğimiz internet ortamı da çocuklarımızı ve gençlerimizi aynı şekilde olumlu ve olumsuz etkilemektedir. Bu olumsuzluklara çözüm üretmek ise başta eğitimciler olmak üzere medya profesyonelleri ile anne ve babaların önceliği olmalıdır.

Bu bağlamda medya yayınlarında “çocuk izleyici” konusuna ayrı bir önem göstermeli ve çocuklarımızın bedensel, ruhsal ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyecek medya içeriklerine karşı duyarlı olmalıyız. Bakanlık olarak Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ile ortaklaşa yürütmekte olduğumuz “Medya Okuryazarlığı Dersini” çok önemsiyoruz. 2006-2007 Öğretim Yılında 5 ilköğretim okulunda pilot uygulama olarak başlatılan “Medya Okuryazarlığı Dersi” 2007-2008 öğretim yılında 425.000, 2008-2009 öğretim yılında 1.020.000, 2009-2010 öğretim yılında 839.000, 2010-2011’de ise 395.000 ilköğretim ikinci kademe öğrencisi tarafından seçilmiştir.

Bu açıdan çocuklarımızın gün geçtikçe daha da bilinçlendiğini söylemek mümkündür. Aynı şekilde velilerimizin sağduyusu ve eğitim yöneticilerimizin gösterecekleri liderlik sayesinde 2011-2012 Öğretim Yılında Medya Okuryazarlığı Dersinin tüm ilköğretim 2.kademe öğrencilerimiz tarafından bir fırsat olarak değerlendirilerek daha çok tercih edileceği inancı içerisindeyim.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın (kültürün) müspet fikirlerini veriniz. İstikbalin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Hür fikirler tatbik (uygulama) mevkiine konduğu vakit Türk Milleti yükselecektir.” ifadesindeki hassasiyetin hepimiz için yeterince yol gösterici olduğunu belirtmek ve bu doğrultuda görsel ve işitsel tüm medya çalışanlarının da çocuklarımızın eğitimi konusunda hassasiyet göstermelerini, çocuk izleyicilerini dikkate alarak yayın içerikleri hazırlamaları gerektiğini vurgulamak istiyorum.

Tüm il ve ilçe milli eğitim müdürlerimizin, tüm okul yöneticilerimizin öğretmenlerimizin, anne babalarımızın ve değerli çocuklarımızın 2011-2012 Eğitim ve Öğretim Yılını kutluyor, başarı ve mutlulukla dolu geçmesini temenni ediyorum.