Copyright © 2008 RTÜK
 
 
 
10 Soruda Medya Okuryazarlığı


Medya eğitim ya da Medya Okuryazarlığı nedir, bu dersini gerekli kılan süreç nasıl oluşmuştur?

Medyanın günlük hayatımızdaki yeri giderek artmaktadır. İlk gazetenin çıkartılmasından günümüze medyanın tür ve mesajında artan çeşitlilik önemli boyutlara ulaşmıştır. Sanki iki farklı dünyada yaşıyoruz; bunlarda ilki yaşantımızı sürdürdüğümüz gerçek dünya diğeri de medyanın oluşturduğu sanal alemdir.

Medya okuryazarlığı, mesajların üretim ve aktarımında kültürel, ekonomik, politik ve teknolojik boyutların anlaşılmasını ifade etmektedir (Justin Lewis, Sut Jhally). Rubin’de medya okuryazarlğını iletişim teknolojileri ile araçlarının, kullanılan kodların, üretilen mesajların ve bu mesajların seçimi, yorumlanması ve etkisinin anlaşılması ile ilgili olduğunu vurgulamaktadır.

Kısaca Medya Okuryazarlığı, bir medya içeriği ile karşı karşıya kaldığımız zaman medya mesajlarını daha iyi anlayabilmek için bilişsel, duyuşsal, estetik ve etik nitelikleri bir bütün olarak kullanabilme becerisini geliştirme sürecidir.

Gelişmiş medya okuryazarlığı medyanın insanlar daha da önemlisi çocuklar üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak için en doğru yaklaşımdır. Diğer bir deyişle Medya Okuryazarlığı Dersi medyanın çocukları kontrol altına alma çabasına karşı en etkili yaklaşımdır.

ABD’de medya eğitimi 1932 yılından beri verilmektedir. New York Times’ın gazetesinin girişimi ile başlayan bu sürece başta 350 basın kuruluşu destek vermiştir. Bu işe okullara çeşitli gazeteler gönderilerek başlanmıştır. Onbinlerce öğretmen medya okuryazarlığı eğitiminde görev almıştır. Günümüzde Medya Okuryazarlığı Dersi ABD’de zorunlu dersler listesindedir.

Televizyon izlemede oranında ABD dünyada ilk sıradadır. Televizyonun en çok izlendiği İkinci ülke ise Türkiye’dir.

Yapılan bilimsel araştırmalar, Türkiye’de televizyon izleme oranının günde ortalama 3-5 saat aralığında olduğunu göstermektedir. Bu hesaplama ile bir kişi neredeyse günün altıda birini, bir yılın da yaklaşık %19’unu televizyon izleyerek geçirmektedir.

Ülkemizde çocukların televizyon izleme konusunda neredeyse tamamen özgür oldukları, bütün yaş grupları itibarıyla günde ortalama 4 saat televizyon izledikleri ve %82 oranında televizyon izlemeye yönelik kararlarını kendilerinin verdikleri, istedikleri programı seçerek, istedikleri saate kadar izleyebildikleri tespit edilmiştir.
Yapılan araştırma ve değerlendirmeler, görsel, işitsel ve yazılı medya karşısında, savunmasız bir alıcı konumunda bulunan çocukların, ilköğretimden başlayarak medya karşısında bilinçlendirilmelerinin gerekliliğini ortaya koymaktadır.

İnsan kaynağımızın psiko-sosyal ve eğitsel problemleri azaltmak özellikle çocuklarımızın sağlıklı gelişimleri için MEDYA OKURYAZARLIĞI DERSİNİN ZORUNLU hale getirilmesi bir ihtiyaçtır.